Şaka maka 5. bölüme gelmişiz Prison Break'in. İlk hafta 2 bölüm yayınlandı. yani 1 ay olmuş yeni sezon başlayalı. Hapisten kurtulan ekibin yeniden hapse girmemek için verdiği bir Scylla çabasıdır gidiyor. Bu kartları gözümüzde öyle büyüttüler ki böyle basitçe ele geçirdiklerinde sanki olayın hiç bir gizi kalmıyor gibi.
Bu bölüm Zenci Ajan'ın (neydi bunun ismi yahu) Sara'yı takibi ile başladı. Böyle bir ajanın Sara gibi normal bir insanı (tamam biraz anormal olabilir :) ) bu kadar kolay kaçırması bölümün başından fiyaskoydu bence. Sen yıllardır ajanlık yapıyorsun. O kadar basit kaçırmamalıydın.
Ardından Ajan Self'in fotoğraftakilerden birini tanımasıyla yeni kart tutucunun kimliği ortaya çıktı. Maliye Bakanlığı'ndaki bu kart tutucu'dan kartı almak öyle kolay gibi görünmüyordu. Çünkü kartın bulunduğu kasa 12 haneli şifreli ve parmak izi ile çalışan üst düzeyde güvenlikli bir kasa imiş. Ajan Self'in karttaki bilgileri alma çabası işe yaramayınca devreye yine Scofield girdi. Ve üstün zekası yine gösterdi kendini. Plan basit: Kasayı del, bilgileri kopyala, deliği kapat.
Ajan Self'in sayesinde girdikleri binada havalandırma boşluğundan kart tutucunun yan odasından duvarı delmek ve hatta kasayı delmek öyle her babayiğidin harcı değil. Ama o Scofield. Yapar :)
Efendim her neyse. Kasayı delme işlemine başladılar. Bu noktada sorulması gereken bir kaç soruyu, edilmesi gereken üç beş lafı sizin adınıza ben sorayım ve söyleyeyim.
1-O kasa öyle kıytırık bir matkapla ve biraz kimyasalla delinmez arkadaşım.
2-Hadi delinebilir. Delinirken kasanın alarmı neden çalmıyor? Öyle ki dijital güvenlikli bir kasa. Ve Scofield'in dediğine göre çeşitli yollarla kasaya müdahale ederseniz kasanın alarmı çalar.
3-Hadi çalmadı diyelim. Geri nasıl kapattın da hiç belli olmuyor? Peki ya duvardaki delik? Önüne dolabı çekince bitti mi yani?
Neyse filvaki kartı yine Roland'ın (çekik gözlü hacker) mucize cihazı ile kopyaladılar. Bu cihaz hakkında da çok şey yazılır çizilir de. Uzatmayalım şimdi.
Bölümün diğer ilgi çekici noktalarından biri ise T-Bag'deki kuş kitabının gizemlerinin git gide artması. Her sayfadaki bilgilerden sonra bir de normalde görünmeyen ama çay teması ile görünen bilgiler çıkmaya başladı. Gerçi ortaya çıkan şeklin ne olduğu pek belli değil ama ilerde görürüz.
T-Bag'in daha doğrusu Whistler'in Xing'e vermesi gereken kart ortalarda yok. T-Bag'in karttan haberi olmayınca silahı görünce biraz afalladı. Yine her zamanki gibi iyi toparladı ama.
T-Bag demişken. Sekreter de baya cin çıktı. Huyundan mı suyundan mı T-Bag kendi kafa dengi birine denk gelmiş :) Sekreter kızımız işi paraya dökerek hemen T-Bag'i tehditlere başladı. Ama bilmiyor ki karşısındaki bu dünyadaki en manyak adamlardan biri. Neyse öğrenir elbet ilerde :)
Tüm bunların arasında git gide heyecanlanan başka bir takip var bence. Mahone’un Zenci Ajan’ı takibi. Mahone eski görevinden kalma yetilerini öyle kullanıyor ki hayran kalıyor insan. 2. sezondaki Mahone’u görür gibi oluyorum bazen. Sara’yı zorlamadan sorgulaması, bardaki kadına söylenen laflar, oteldeki adamın durumunu anlayıp geri dönmesi. Dizinin en iyi olaylarından biri oluyor bu takip. Aldığı telefon numarası ile de Zenci’yi an be an takip edecek sanırım artık.
Bu arada General’in “Kartlarınızı artık yanınızda taşıyacaksınız” emri Scofield’in işine mi yarayacak bilinmez. En azından artık evlere girip, kopyalama cihazını içerde bırakıp, açılması imkânsız kasaları kıytırık bi matkapla delmek sorunda falan kalmayacaklar sanırım.
Aaa. Bakın unutuyorduk. Bölümün önemli olaylarından biri. Gretchen kaçtı. Sandalyesindeki uzun vida ile gelen kişinin kafasında açtığı delik sayesinde kaçtı kurtuldu. Bakalım ilerde Gretchen’i nasıl bir durumda görürüz. Eğer ki Scofield’a yardım etmek isterse (ki muhtemelen artık tek amacı şirketi batırmak olacaktır. Scofield’la kesin iş birliğine girecek) Sara ile karşılaşmasını şimdiden merak etmeye başladım. Sara ve haliyle Scofield neler yapar acaba Gretchen’a? Ya da neler yapamaz? :)
Ayrıca bölümün sonunda biraz heyecan katmak için Don Self isimli ajanın General’in fotoğrafını netleştirdiğini General’e söylemeleri de bölüm finaline pek yakışmış. Artık Ajan Self’e yüklensinler. İşler daha da karışsın. Gelsin heyecan, gelsin adrenalin :)

1 yorum:
Çok güzel bir bölümdü gerçekten. Hayran kaldım.
Yalnız şu kopyalama canavarı çok komik geliyor bana nedense. İşleyişi, mantık, teknik çok saçma. Lost'a doğru kayıyor dizi.
E hani siz imkansızı işlemiyordunuz?
- O kasanın matkap ile alarmı devreye sokmadan açılması. İlgili odanın etrafında (alt, üst, sağ, sol) ikamet edenlerin, sesi merak etmemesi. (Çünkü o lekeyi çıkaran cihazın çıkardığı kamufle ses bir yere kadar tamam da, dört tarafı da sarmıyor ya.)
- Generalin sesi merak edip de sormaması.
- Nasıl bir tesadüfse; çayın tam da gizemli çizimlerin bulunduğu sayfaya damlaması.
- Sara'nın katili atlatması. (-ki bölümün en garip sahnesiydi diyebilirim.)
- Generalin emri üzerine kasayı açan elemanın (adını hatırlamıyorum) kasayı açarken fazla oyalanması.
Kafamı karıştırıyor bunlar...
Geçen bölüm kredi kartı yürütülen Sara bu bölümün başında farkına varıyor. Ama Mahone'a olayı anlatınca kartın peşine düşüyor Mahone. Galiba dikkatsizliğimden, ben bunu anlayamadım. Kartı zenci katil çalmamıştı ki, neden kartın peşine düşülüyor? Sarhoş adam çaldı kartı diye hatırlıyorum. Acaba yanılıyor muyum?
Yorum Gönder