30 Eylül 2008 Salı

Prison Break Ekranlara Erken Veda Edebilir


Yayınlanmaya başlayalı henüz 5 hafta olmuşken, “Prison Break“in oldukça düşük seyreden reytingleri, dizinin bu sezonki kaderini belirleyecek. Kötü haberlerden biri, dizinin sezonun sonuna kadar sürmeyebileceği ve finali erken yapabileceği; öteki kötü haber ise, bu finalin dizinin büyük finali olabileceği.

“Prison Break“in uygulayıcı yapımcısı Matt Olmstead, dizinin ilerki bir zamanda birden bitebileceğini bildirdi. Olmstead, son birkaç haftadır oldukça kötü seyreden “Prison Break” reytinglerinden ötürü, Entertainment Weekly’e şöyle bir demeç verdi: “Seri olarak devam eden dizilerde bir son kullanma tarihi vardır. Eğer bu sezon son olacaksa, bunun için ağlayıp zırlamaya gerek yok çünkü ekibimizle iyi bir iş yaptık ve 4. sezon olarak elimizde hala iyi bir hikaye var.”

Dizinin sezonun tamamını bile getiremeyebileceğini söyleyen Olmstead, yazarların serinin sonu için uygun bir finali her zaman yazabileceklerini belirtti. Olmstead, “Elimizde bir sezon finali var, ancak biz bunu sezon finali olarak da, dizinin finali olarak da kullanabiliriz” dedi.

Ancak Olmstead, dizinin yapımcılarının 4. sezona yine de ılımlı baktıklarını ve bunun izleyiciler tarafından da desteklenmesinin memnun edici olduğunu söyledi. Yani 4. sezon öyle ya da böyle bu sezon boyunca devam edecek, fakat sezon ortasına kadar mı yoksa sonuna kadar mı olacağını ilerleyen bölümlerin reytingleri belirleyecek.


dizidizi.net'ten alıntıdır.

Prison Break - 4x06 - Blow Out

Bu yazı SPOİLER içermektedir.

Bir bölümü daha kazasız belasız atlattık :)

"Prison Break - 4x06 - Blow Out" bölümü bu sezonun güzel bölümlerinden biriydi bana göre. Sadakat ve dostluk bağları vurgulandı bir nevi. Ve tabi bir kaç giz öğrendik.

Bölüm hareketli başladı. Bi anda kendimizi bir hipodromda bulduk. Olaylar çok çabuk gelişiyordu. Roland'ın cihazı müdür'ün odasına yerleştirdiler. 8 numaralı atın çıkmaması için düzeneği yerleştirdiler. Kart tutucu müdürün odasına girdi. Kartı kopyaladılar. Ve bitti... Derken Mahone yakalandı polisler tarafından. Çünkü müdürün odasından cihazı alıp çıkarken bir sorun olmuştu. Mahone karakola düştü. Don Self'in çıkarma çabalarına rağmen olmayınca Don Self'in sadece cihazı alması Don'ın kişilere değil olaylara önem verdiğini, onun için önemli olanın kartların bulunması olduğunu anladık.

Ekipte ise ayrılık çıktı. Roland, Bellick ve Sucre Mahone'a yapılanın kendilerine de yapılacağını düşünerek şüpheye düşerken, Linc yine Linc'liğini yaparak Mahone'a artık önem verilmemesi gerektiğini ve operasyona devam edilmesi gerektiğini söyledi. Sara da Linc'i destekleyince Michael da dayanamadı öyle olsun dedi tabi. 

Ama Mahone'dan Michael'a gelen telefonla her şey değişti. Dizide Mahone'u sevdiğime bir kez daha şükrettim. Ya Linc gibi birini favori karakterim olarak gösterseydim. Aman Allahım olamaz  :) Neyse efendim. Mahone Michael'a Wyatt'ın kendini bulduğunu, kendini bırakmaları gerektiğini söylemesi üzerine gerçekten etkilendim. Halbuki Don Self onu satmıştı. Michael'dan Wyatt'ı öldüreceğine dair sözü alınca telefonu kapatmıştı. Michael bunun üzerine etkilenmiş olacak ki Mahone'u kurtarmaya gitti. Self'in GPS ekranını görünceye kadar Michael ve ekip yeni kart tutucuya gitti sanmıştık halbuki :) 

Mahone'u basit bir operasyonla kurtaran ekip gururlu ve mağrur bir şekilde işinin başına döndü tabii.

Bölümde çok kayda değer önemli şey yok gibiydi. Gözüme takılan bir kaç şey ise şunlar;

1-Elektrikler kesilince suçluların kaçacağını hiç bir yetkili mi akıl etmiyor?

2-Gretchen'in çocuğu kimden? Gretchen T-Bag'e ne yapar? İş birliğine mi girer? Kuş kitabını alıp Scofield'a mı getirir?

3-Roland neler çeviriyor? Wyatt'ın numarasını çöpten aldı(Mahone atmıştı). Ne yapacak?

4-Wyatt'ın dediğine göre Mahone da bir aralar şirket için çalışıyormuş...

23 Eylül 2008 Salı

Prison Break S04E05 Safe and Sound

Bu yazı ileri derecede spoiler içerir.


Şaka maka 5. bölüme gelmişiz Prison Break'in. İlk hafta 2 bölüm yayınlandı. yani 1 ay olmuş yeni sezon başlayalı. Hapisten kurtulan ekibin yeniden hapse girmemek için verdiği bir Scylla çabasıdır gidiyor. Bu kartları gözümüzde öyle büyüttüler ki böyle basitçe ele geçirdiklerinde sanki olayın hiç bir gizi kalmıyor gibi.

Bu bölüm Zenci Ajan'ın (neydi bunun ismi yahu) Sara'yı takibi ile başladı. Böyle bir ajanın Sara gibi normal bir insanı (tamam biraz anormal olabilir :) ) bu kadar kolay kaçırması bölümün başından fiyaskoydu bence. Sen yıllardır ajanlık yapıyorsun. O kadar basit kaçırmamalıydın.

Ardından Ajan Self'in fotoğraftakilerden birini tanımasıyla yeni kart tutucunun kimliği ortaya çıktı. Maliye Bakanlığı'ndaki bu kart tutucu'dan kartı almak öyle kolay gibi görünmüyordu. Çünkü kartın bulunduğu kasa 12 haneli şifreli ve parmak izi ile çalışan üst düzeyde güvenlikli bir kasa imiş. Ajan Self'in karttaki bilgileri alma çabası işe yaramayınca devreye yine Scofield girdi. Ve üstün zekası yine gösterdi kendini. Plan basit: Kasayı del, bilgileri kopyala, deliği kapat.
Ajan Self'in sayesinde girdikleri binada havalandırma boşluğundan kart tutucunun yan odasından duvarı delmek ve hatta kasayı delmek öyle her babayiğidin harcı değil. Ama o Scofield. Yapar :)
Efendim her neyse. Kasayı delme işlemine başladılar. Bu noktada sorulması gereken bir kaç soruyu, edilmesi gereken üç beş lafı sizin adınıza ben sorayım ve söyleyeyim.
1-O kasa öyle kıytırık bir matkapla ve biraz kimyasalla delinmez arkadaşım.
2-Hadi delinebilir. Delinirken kasanın alarmı neden çalmıyor? Öyle ki dijital güvenlikli bir kasa. Ve Scofield'in dediğine göre çeşitli yollarla kasaya müdahale ederseniz kasanın alarmı çalar.
3-Hadi çalmadı diyelim. Geri nasıl kapattın da hiç belli olmuyor? Peki ya duvardaki delik? Önüne dolabı çekince bitti mi yani?
Neyse filvaki kartı yine Roland'ın (çekik gözlü hacker) mucize cihazı ile kopyaladılar. Bu cihaz hakkında da çok şey yazılır çizilir de. Uzatmayalım şimdi.

Bölümün diğer ilgi çekici noktalarından biri ise T-Bag'deki kuş kitabının gizemlerinin git gide artması. Her sayfadaki bilgilerden sonra bir de normalde görünmeyen ama çay teması ile görünen bilgiler çıkmaya başladı. Gerçi ortaya çıkan şeklin ne olduğu pek belli değil ama ilerde görürüz.
T-Bag'in daha doğrusu Whistler'in Xing'e vermesi gereken kart ortalarda yok. T-Bag'in karttan haberi olmayınca silahı görünce biraz afalladı. Yine her zamanki gibi iyi toparladı ama.
T-Bag demişken. Sekreter de baya cin çıktı. Huyundan mı suyundan mı T-Bag kendi kafa dengi birine denk gelmiş :) Sekreter kızımız işi paraya dökerek hemen T-Bag'i tehditlere başladı. Ama bilmiyor ki karşısındaki bu dünyadaki en manyak adamlardan biri. Neyse öğrenir elbet ilerde :)

Tüm bunların arasında git gide heyecanlanan başka bir takip var bence. Mahone’un Zenci Ajan’ı takibi. Mahone eski görevinden kalma yetilerini öyle kullanıyor ki hayran kalıyor insan. 2. sezondaki Mahone’u görür gibi oluyorum bazen. Sara’yı zorlamadan sorgulaması, bardaki kadına söylenen laflar, oteldeki adamın durumunu anlayıp geri dönmesi. Dizinin en iyi olaylarından biri oluyor bu takip. Aldığı telefon numarası ile de Zenci’yi an be an takip edecek sanırım artık.

Bu arada General’in “Kartlarınızı artık yanınızda taşıyacaksınız” emri Scofield’in işine mi yarayacak bilinmez. En azından artık evlere girip, kopyalama cihazını içerde bırakıp, açılması imkânsız kasaları kıytırık bi matkapla delmek sorunda falan kalmayacaklar sanırım.

Aaa. Bakın unutuyorduk. Bölümün önemli olaylarından biri. Gretchen kaçtı. Sandalyesindeki uzun vida ile gelen kişinin kafasında açtığı delik sayesinde kaçtı kurtuldu. Bakalım ilerde Gretchen’i nasıl bir durumda görürüz. Eğer ki Scofield’a yardım etmek isterse (ki muhtemelen artık tek amacı şirketi batırmak olacaktır. Scofield’la kesin iş birliğine girecek) Sara ile karşılaşmasını şimdiden merak etmeye başladım. Sara ve haliyle Scofield neler yapar acaba Gretchen’a? Ya da neler yapamaz? :)

Ayrıca bölümün sonunda biraz heyecan katmak için Don Self isimli ajanın General’in fotoğrafını netleştirdiğini General’e söylemeleri de bölüm finaline pek yakışmış. Artık Ajan Self’e yüklensinler. İşler daha da karışsın. Gelsin heyecan, gelsin adrenalin :)


17 Eylül 2008 Çarşamba

Prison Break Duvar Kağıtları (Wallpaper)

Aşağıdaki önizlemelerin üzerlerine tıklayarak orijinal boyutlarıyla görüntüleyebilir, bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz. Yorum yapmayı unutmayınız. Teşekkür = Paylaşım
Biraz forumvari oldu ama, birileri bu duvar kağıtlarını indiriyor mu bilmek isteriz. :)

SE04-04: Eagles and Angels


Bu yazı ileri derecede spoiler içerir.

Bir bölümü daha arkada bıraktık. Bir çok izleyiciden eski tadı alamadığına dair eleştiriler geliyordu dizi hakkında. Hatta bu sezonu ilk iki bölümden sonra izlemeyenler bile vardı. Ama sanırım bu bölümle biraz toparlar gibi oldu. Her ne kadar bir kaç ilginç hata olsa da sanırım yeni bölümler eski tadı aratmayacak gibi.

Bölüm yeni kartçının Türk elçisinde olduğunu anlamalarıyla başladı. Ülkemiz için iyi bir tanıtım mı kötü bir tanıtım mı o kısmına girmeyeceğim. Ama yabancı popüler dizilerin yapımcıları Türkiye'deki izleyici potansiyelini gerçekten farketti sanırım. Hatırlarsanız Lost dizisinde de Benjamin Linus bir bölümde Türkçe konuşmuştu 1 cümle de olsa.

Neyse uzatmayalım. Önce Türk elçisinde olduğunu zannettiler ardından elçinin karısı olan Lisa'da olduğunu anladılar. Bölüm Lisa'dan kartı kopyalama üzerineydi elbette.

Bölümün can alıcı noktalarından biri Scofield ve ekibinin Eagles and Angels törenine giriş şekliydi. Scofield yine üstün zekasını kullanmış ve polis kılığında girmişlerdi. Her ne kadar rozetleri çalsalar da :)

Bir diğer önemli nokta General ile Lisa arasında geçen konuşma. Ortada bir KİP değerinden bahsediliyor. 15 olunca General Lisa'yı aradı ve Lisa gitti. Üstelik iki sahnede de General'in elinde bir yabancı ülke banknotu mevcuttu. Burdan bir şeyler çıkacak ilerki bölümlerde. Bir de. Bu General neden bu sezon bülbül gibi şakımaya başladı. 2 ve 3. sezonlarda istediklerini yazı ile aktarıyordu. Hayırdır General? Ne iş?

Sara'nın yeniden alkolik olup olmayacağı mevzusu ise kanaatimce çok uzatıldı. İçeceksen iç be kızım. Ne demeye bara gidip cüzdanını çaldırıyor ve zenci ajana açık ettiriyorsun kendini!

Japon hacker'imizin gizlediği bir şeyler var. Gelen bir soru üzerine bilgisayarındaki açık pencereleri bir anda telaşla kapatması bunun göstergesi. Belli ki Lisa'nın dosyalarından bir şeyler buldu ama söylemedi.

Bellick 3 bölümdür çok pasifti. Bu bölüm senaristler bunu görmüş olacak ki Bellick'e konuşma hakkı verdiler. Hatta Linc'i kurtardı bile. 

Ve belki de en güzel sahnelerden. T-Bag'le karşılaşma sahnesi. Linc'in yüz ifadesi T-Bag'i gördüğünde mükemmeldi :) T-Bag ise çetin ceviz değil. Whistler'in gizemlerini sırayla çözüyor. Whistler ise beklemediğimiz kadar zeki çıktı. Kitaptaki her bilgi Scylla için önem arz ediyor. Görünen o ki ilerdeki bölümlerde Scofield ve ekibi T-Bag'e muhtaç olacak :) Çünkü Ajan Self'in kartın okunabilmesi için gerekli olan binayı bulacak muhbiri öldü. Gereken bilgi T-Bag'deki kitapta buna eminim.

Bölümün en etkileyici kişileri ise ajanlığını yine konuşturan Mahone, hinliğini devam ettiren T-Bag, Türk Diplomat Erol tabak [:)], ve T-Bag'in yeni işyerindeki sekreterdi sanırım. (Hadi hadi sizin de aklınız takıldı sekretere :) )

Notlar:

1-Plakadaki TE bir prodüksiyon hatası değildir. TE Türkish Embassy'nin yani Türk Elçiliği'nin kısaltmasıdır.

2-Tabak'tan başka soy isim yok muydu be senaristler?

3-Bayrağı gördüklerinde ilk akla Cezayir'in gelmesinin sebebi Cezayir bayrağı ile bayrağımızın benzerlik göstermesidir.

16 Eylül 2008 Salı

4. bölümde mantık hatası

Spoiler içerir.


Bennett'in ölümünden kendini sorumlu tutan Sara, kafa dağıtmak için "soda" içmeye gidiyor, çantasından cüzdanı çalınıyor. Hırsız, çalınan cüzdandan çıkan kredi kartı ile aynı mekanda hesap ödüyor ve Sara cüzdanını kaptırdığını farketmeden mekandan ayrılıyor. Hiç mi hesap ödeme ihtiyacı duymaz bir insan?

4. Bölüm: Eagles and Angels

Spoiler içermektedir.

Bundan önceki üç bölümde Scylla operasyonu yürütülüyordu. Bu bölümde takım 6 parçadan oluşan Scylla'nın bir diğer diskinin peşine düşüyor. Diğer yandan Ted de yeni "iş adamı" rolüne alışmaya çalışıyor ve para kokusunu takip ederek hedefe doğru süzülüyor.


Bu bölümde senaristin bize (Türklere) bir sürprizi var.


Disklerden biri "Erol Tabak" adında bir Türk'ün elinde.

İşte bölümden birkaç ekran görüntüsü:


İyi seyirler.

Prison Break 4. Sezonda neler var?



Prison Break, 2005 yılında başlayan, başrollerinde Wentworth Miller, Dominic Purcell, Sarah Wayne Callies, Amaury Nolasco'nun yer aldığı, yaklaşık 42 ülkede yayınlanan ABD yapımı aksiyon dizisidir. 22 bölümlük ilk sezon, ABD'de 29 Ağustos 2005 tarihinde Fox kanalında gösterilmeye başlanmıştır, Türkiye'de CNBC-e kanalı tarafından yayınlanmaktadır. Sezon finali Türkiye'de 15 Mayıs 2006 tarihinde yayınlanan dizinin ikinci sezonu, 1 Mart 2007 tarihinde CNBC-e ekranlarına geri dönmüştür. Aynı sezon, 26 Temmuz 2007 tarihinde Sona bölümü ile sona ermiştir. 3. sezon 17 Eylül 2007'de başlamış ve 22 bölüm çekileceği planlanmasına rağmen Amerikan Senaryo Yazarları Birliği'nin grevinden dolayı sadece 13 bölüm çekilebilmiştir. Bugüne kadar 3 sezon boyunca toplam 57 bölüm yayınlanmıştır.

4. sezon ise Amerika'da 1Eylül 2008'de yayınlanmaya başlamıştır.

Dizi hakkında ayrıntılı bilgi almak için lütfen Vikipedia sayfasını ziyaret ediniz.

4. sezondan yayınlanan bölümler ve gelecek bölümlerin isim ve tarihleri şöyle:

Yayınlanan bölümler:
Sezon 4, Bölüm 1: Scylla
Yayın tarihi—1 Eylül 2008

Sezon 4, Bölüm 2: Breaking and Entering
Yayın tarihie—1 Eylül 2008
(Bu iki bölüm birlikte yayınlanmıştır.)

Sezon 4, Bölüm 3: Shut Down
Yayın tarihi—8 Eylül 2008

Sezon 4, Bölüm 4: Eagles and Angels
Yayın tarihi—15 Eylül 2008

Gelecek bölümler:
Sezon 4, Bölüm 5: Safe and Sound
Yayın tarihi—22 Eylül 2008

Sezon 4, Bölüm 6: Blow Out
Yayın tarihi—29 Eylül 2008

Sezon 4, Bölüm 7: Five the Hard Way
Yayın tarihi—Ekim 2008

Sezon 4, Bölüm 8: The Price
Yayın tarihi—Ekim 2008

Sezon 4, Bölüm 9: Greatness Achieved
Yayın tarihi—Kasım 2008

Sezon 4, Bölüm 10: The Legend
Yayın tarihi—????